SON SİNYALDÜNYA← Dünya gazetesine dön
KÖŞE YAZISI / Avrupa Mektupları

Avrupa ortak kasayı kimin için açacak?

Rekabet gücünü yeniden kurmanın asıl sınavı daha çok para bulmak değil; paranın şartlarını, riskini ve kazancını birlikte kararlaştırmak.

Avrupa hakkında kullanılan büyük kelimelerin küçük bir bütçe sorusunda düğümlendiğini düşünüyorum: Başarısızlığın faturasını kim ödeyecek? Stratejik özerklik, sanayi hamlesi, teknolojik atılım. Her biri kulağa ikna edici geliyor. Fakat bu hedeflere ayrılacak kamu parasının karşılığında vatandaşın hangi hakkı kazanacağı söylenmedikçe, ortak gelecek vaadi eksik kalıyor. Avrupa'nın ihtiyacı yalnızca yatırım iştahı değil, yatırımın siyasetini açıkça konuşabilecek cesaret.

Teşhis bütçenin yerine geçmez

Mario Draghi'nin 9 Eylül 2024 tarihli rekabetçilik raporunu tanıtan Avrupa Komisyonu, yavaşlayan verimlilik, demografik sorunlar, enerji maliyetleri ve küresel rekabet baskısını birlikte sıralıyor. Komisyonun Ocak 2025'te sunduğu Rekabetçilik Pusulası da raporun analizine dayanıyor. Dolayısıyla mesele tek bir sektöre yardım ederek çözülebilecek kadar dar tarif edilmiyor. Avrupa Komisyonu · 2024-09-09; sayfa gözden geçirme: 2026-06-26

Buradan çıkardığım sonuç şu: Avrupa, ortak sorunlarını ulusal çek defterleriyle çözmeye çalışırsa, birlik fikrini kendi eliyle pahalılaştırabilir. Bir ülkenin daha geniş mali imkânlarla yatırım çekmesi tek başına başarı sayılmamalı. Aynı yatırım komşu ülkeden taşınıyorsa, ortak ekonomi yeni kapasite kazanmadan iç rekabetin maliyetini üstlenmiş olabilir. Önerilen her teşvikin ilk sınavı bu olmalı: Gerçekten yeni bir üretim veya bilgi kapasitesi mi yaratıyoruz?

Bunun için ortak fon tartışmasını yalnızca toplam büyüklük üzerinden yürütmemek gerekiyor. Fonun hangi yatırımı seçeceği, başarısız projeyi ne zaman durduracağı ve oluşan kazancı nasıl paylaşacağı baştan belli olmalı. Harcama yetkisinin ortaklaşması, denetimin uzaklaşması anlamına gelmemeli. Vatandaş kendi vergisinin başka bir ülkedeki fabrikaya neden gittiğini anlayabilmeli; bunun karşılığını yalnızca siyasi bir dayanışma cümlesiyle aramak zorunda bırakılmamalı.

Başarıyı şirketin bilançosundan çıkaralım

Benim önerim, ortak desteği üç somut yükümlülüğe bağlamak. Desteklenen altyapıya farklı ülkelerden işletmeler makul koşullarla erişebilmeli. Ortaya çıkan beceriler yalnızca tek şirketin personel dosyasında kalmamalı. Proje öngörülenden yüksek ticari getiri sağlarsa kamunun da bu getiriden önceden belirlenmiş bir pay alma imkânı bulunmalı. Risk ortaklaşırken kazancın bütününün özel kalması, siyasi desteği aşındırmaya açık bir tasarımdır.

Burada girişimciliği cezalandırmayı savunmuyorum. Kamu katkısı olmadan doğmayacak bir yatırım için katkının karşılığını tanımlıyorum. Şirket kendi parasını yatırdığında ticari tercihinin hesabını hissedarına verir. Vatandaşın parası kullanıldığında ise vatandaşın da anlaşılabilir bir hesabı olmalı. Bu hesap, her başarısız projeyi skandal ilan etmek kadar, her büyük harcamayı tarihî atılım saymaktan da uzak durmalı.

Ortak programlarda başarının ölçüsü yalnızca kaç milyar avro dağıtıldığı olmamalı. Örneğin bir araştırma altyapısı için bağımsız kullanıcı sayısı, erişim süresi ve yeni işletmelerin kullanım oranı ölçülebilir. Bir enerji bağlantısı için teslim edilen kapasite ve kesinti riski izlenebilir. Eğitim desteğinde ise sertifika sayısını yeterli bulmam; öğrenilen becerinin çalışma hayatında karşılık bulup bulmadığını sorgularım. Bunlar önerdiğim değerlendirme ölçütleri, gerçekleşmiş sonuçlar değil.

İtirazı ciddiye almak

Haklı bir itiraz var: Ortak para, ortak bürokrasi yaratır; karar uzadıkça yatırım fırsatı kaçar. Ayrıca yanlış projeyi seçen kamu kurumu, hatasını kabul etmek yerine daha çok kaynak aktarabilir. Bu riskleri küçümseyen bir Avrupa savunusu, kendi tezini zayıflatır. Hız ve hesap verebilirlik arasında gerçek bir gerilim bulunduğunu kabul etmek gerekiyor.

Çözüm, denetimi kaldırmak değil, kararın sınırlarını baştan çizmektir. Belirli takvimi, sınırlı bütçesi ve durdurma koşulu bulunan programlar kurulabilir. Teknik değerlendirme bağımsız yapılırken nihai siyasi sorumluluk görünür kalmalı. Süresi dolan desteğin devamı otomatik olmamalı; yenileme kararı yeni gerekçe gerektirmeli. Bir yatırımın Avrupa etiketi taşıması, onu eleştiriden muaf tutan bir kimliğe dönüşmemeli.

Bir başka itiraz da dayanışmanın kalıcı transfer ilişkisine dönüşeceği endişesi. Bunun yanıtı her ülkeye aynı sayıda tesis dağıtmak olamaz. Böyle bir eşitlik gösterisi, verimsiz yatırımları çoğaltabilir. Bunun yerine faydanın farklı yollarla paylaşılmasını savunuyorum: Bir yerde üretim, başka yerde araştırma erişimi, başka yerde eğitim kapasitesi. Ancak bu paylaşımın iddiası belgelenmeli; harita üzerindeki renkler, ölçülebilir yararın yerine geçmemeli.

Bir de görünmeyen fırsat maliyeti var. Aynı kaynağın okul, bakım hizmeti veya ulaşım için kullanılabileceğini unutmamak gerekiyor. Sanayi yatırımını savunanlar bu alternatifleri küçümsemek yerine, seçtikleri projenin neden öncelik taşıdığını açıklamalı. Kamu desteğini hak etmek, yalnızca iyi bir proje sunmak değil, vazgeçilen diğer ihtiyaçların karşısında da gerekçe verebilmektir.

Vatandaşın payı görünür olmalı

Bu çerçevenin sosyal bir ayağı da var. Teknolojik dönüşüm adına desteklenen proje, çalışanları geçiş maliyetiyle baş başa bırakmamalı. Yeniden eğitim, taşınma desteği veya gelir güvencesi gerekiyorsa bunlar sonradan eklenecek teselli bütçeleri değil, ilk proje hesabının parçaları olmalı. Rekabetçilik insanlara sürekli uyum emri verip uyumun bedelini yalnızca onlara yükleyen bir sözleşme olamaz.

Avrupa'nın önündeki tercih, daha fazla ortaklık ile daha az ortaklık arasında mekanik bir seçim değil. Hangi konuda, hangi yetkiyle ve hangi karşılıkla ortaklaşılacağına karar vermek gerekiyor. Ben ortak yatırımın tarafındayım; fakat bunun kalıcı desteğinin kamuya açık şartlardan doğacağına inanıyorum. Kasanın büyüklüğünden önce anahtarın kimde olduğunu, harcamanın hesabının nerede verildiğini ve oluşan değerden vatandaşın ne aldığını konuşalım. Avrupa fikri, ancak o zaman bütçe cetvelinden gündelik hayata geçebilir.

Kaynaklar ve okuma notları

Bağlantılar, ilgili olgu ve verinin dayanağını gösterir. Değerlendirmeler ve sonuçlar yazının analizidir. Kaynak kontrol tarihi: 5 Eylül 2026.

  1. The Draghi report on EU competitivenessAvrupa Komisyonu · 2024-09-09; sayfa gözden geçirme: 2026-06-26